Daha önce pop albümü yapmıştınız; tutmadı. Şimdi arabeskemi döndünüz?
Herkes bir fikir veriyordu. Kafamı çok karıştırmışlardı. Yoksa pop söylemem çok mantıksızdı.
Arabesk söylemeniz mantıklımı?
E ben Arap müziğinden geliyorum. Darbukalar, kemanlar vazgeçilmezim.
Bir de seviyorum o damar ve acıklı şarkıları; keman gruplarıyla girilen
müzikleri... Kesinlikle bana en uygunmüzik türü arabesk. Ben arabesk
bir kadınım.
SAHNEDE KİMSE BENDEN İYİ OLAMAZ
Gerçekten arabesk bir kadınmısınız?
Hayır, arabesk değilim. Ruhum arabesk, ama yaşayışım arabesk değil; Alman kültürü ve disipliniyle yetişmiş modern bir kadınım.
Arabesk şarkıların yeni yorumcusu olarak kimi rakip görüyorsunuz kendinize?
Aslında etrafta bu tarzı yapan kadın yok. Bir Sibel Can var, onu da
rakip olarak karşıma koymak istemem. Sibel Can’ı çok beğenirim,
severim; onu karşıma almam.
Bir iddianız yok yani.
İddiam var elbette. Ben her zaman farklı oldum. Sahnede benden daha iyi hiç kimsenin eğlendiremeyeceğini biliyorum.
Ya peki ses?
Muhteşem bir sesim var diyemem. Herkes eleştirecektir zaten. Ses olarak
kimse beni takdir etmeyecek biliyorum. Ama 16 yıldır sahne tecrübem var
ve birçok solistten öndeyim bu konuda.
Sesiniz kötü ise sahne tecrübesi ne işe yarar?
Sesim kötü değil. Ben Muazzez Abacı ve Ayşegül Durukan’ın sesini
beğenirim ve kendimi onlarla mukayese edince sesimin kötü olduğunu
düşünüyorum. Yoksa hiç kulak tırmalayacak bir sesim yok.
Çekimimiz sırasında “Artık beni kimse üzemez” dediniz. Neden öyle söylediniz?
7 senedir hiçbir şeyi takmıyorum. Asena kendini sevmeyi; değerini bilmeyi öğrendi.
HAYATIMDA AŞK, ENTRİKA HER ŞEY VAR
Hayatınızı kısaca özetlerseniz, neler söylersiniz?
Film gibi; kan, vahşet, dram, intikam, aşk, heyecan, gözyaşı; hepsi var.
Son zamanlarda birçok ünlü isim yaşadıklarını kitaplaştırdı. Siz de düşünüyormusunuz?
Ben anlamıyorum ki, cezaevinden çıkalı 3 gün olmuş, kitap tüm raflarda
yerini alıyor. Karar verirsemde bir yazara yazdırırım, edebi bir eser
olması için. Yazmak başka bir meziyet.
Peki, ismini çok geçirmek istemiyorum ama İbrahim Tatlıses
sizin için şansmı, şansızlıkmı? O olmazsa popülerliğinizi elde edebilir
miydiniz?
Ben çocuktum, herkes ona hayrandı. Türkiye’nin en güzel
kadınlarıyla birlikte oldu, her ne kadar şimdi o kadınlar inkâr etse
de. O kişinin benim dansıma hiçbir zaman katkısı olmadı. Asena’nın
tarzı olarak bilinen figürleri kendi başıma geliştirdim. Dansıma kimse
bir şey katmadı.
Sizce ondan önce varmıydınız?
İnsanlar hafızalarını çalıştırırsa hatırlayacaklar. Ben, o kişinin
programından önce birçok televizyon şovunda çıkardım. Bir dönem sonra
malum programda çıkmaya başladımve üç beş ay çalıştım. Yeniden o
programa dahil olmam 1999 yılında oldu. O döneme kadar ne yaptıysam
kendim yaptım. Uzun lafın kısası, “Şansmıydı, yoksa şanssızlıkmıydı?”
sorusuna “Popüler olmama neden oldu” diye cevap verebilirim. Bu kişinin
‘dansöz sevgilisi’ olarak anılınca bir anda ünlendim. Bu da iyimi,
kötümü başka zaman tartışırız.
Hayatınızda aldığınız en büyük mesleki yara neydi?
Dışarıdan insanlar benim mert biri olduğumu bilirler.Mesleki olarak
beni geriye atan olaylar insanların zayıf duruşlarından dolayı
oldu.Mesela, bana arkadaşımdiyor ki; “X şahsı işten çıkardım, kapına
gelirse sakın işe alma. “Böyle bir şey olurmu? Bana ne senin arandaki
münakaşadan. Benim öyle kaç röportajım yayınlanmadı, kaç işimi çekmeye
gelmediler. Niye beni çekmiyorsun, senin ekmeğini kim veriyor kardeşim!
En büyük mesleki yaram budur, insan zayıflıkları.
İLK SEVGİLİM DANSÖZ OLMAMI İSTEMEDİ
Hayatınızın kalp yarasını hangi erkekle, nasıl yaşadınız?
İlk erkek arkadaşımöyle çok seviyordu ki beni, çok sevdiğinden bırakıp
gitti. Dansöz olmamı istemiyordu, evlenmek istiyordu. Bu hayatı
kaldıramayacağını söyledi. Yapmak istediğim şeylere engel olmamak için
beni bırakıp gitti.
Aldığınız en unutulmaz hediye hangisiydi?
Az önce bahsettiğim ilk sevgilim ev almıştı bana. Dansöz olacağım diye
tutturmuştum. isteğime mani olmadı ama zor bir yola gireceğimi
düşündüğünden, en azından kimseye muhtaç olmadan, kapımı kapatıp
oturacağım bir evim olmasını istedi. Evi aldı ve gitti.
Duyarlı bir erkekmiş, şimdi nerede?
ABD’de yaşıyor, ikinci kez evlenmiş, dört çocuğu var. Artık ne ondan bana, ne de benden ona yâr olur.
Aşk kadınımısınız?
Hiç aşk kadını olmadım. Çünkü aşkın bitebileceğini bildiğimden sanal
kalp çarpıntıları ilgimi çekmiyor. Ardından gelecek olan sevginin
büyüklüğüne bakıyorum. O yüzden flört devrem biraz uzun sürüyor ama
sonunda uzun ve tek eşli bir ilişki yaşıyorum.
‘Beğendiğimbiri var ama o benim farkımda değil’
Şu an hayatınızda biri var mı? Hayır, yok ama çok beğendiğim
biri var. Sahne aldığım yerde beni izlerken fark ettim. Sonra bir
konferansta şirketinin önünde gördüm. Çok yakışıklı, ne istediğini
bilen bir adam. Benim farkıma varır mı bilmiyorum. Kendimi kaptırmadım
ama o adamla birlikte olduğumda mutlu olacağımı biliyorum.
Benimle birlikte olur mu pek emin değilim.
‘Yatakta taklalar atmam’
Çok elastiksiniz. Peki bu özelliğiniz erkeklerin ne denli dikkatini çekiyor?
Çok! Sevgililerim hep bana bakıp kendilerine çeki düzen vermeye
çalıştılar. Kıskançlık yapıyorlar ama ben de istemem gece yanımda
kilolu biri olsun.
Peki bu kadar dans ve sporun yatak odasına bir katkısı var mı?
Hayır, istemem öyle bir şey. Kadınların yatak dasında top gibi bir
oradan bir oraya oynatılmasından hoşlanmam. Ben öyle değilim en
azından. Sarılıp iç içe olmak varken, kadınların taklalar atıp erkeği
memnun etmesinden hoşnut değilim.
HT MAGAZİN-Zeynep Bakır UMARCA